| |
Atsözleri, kimin söylediği belli olmayan,
büyük bir ifadeyi kısa cümleler ile anlatmış olan, kültürel bir
eserimizdir.
Her dilde, her kültürde, her çağda ve her nesilde Atasözleri vardır.
Yer ve zamana göre, hayatın acı ve tatlı, inişli ve çıkışlı zamanına
göre Atsözleri vardır.
İnsanlar yaşadığı zamana göre, gelecek nesile bir takım Atasözleri
bırakmışlar.
Örneğin bir bolluk zamaninda söylenen Atasözleri, yokluk bir zamanda
bolluk zamanda söylenen Atasözlerine 'zıt' gibi görünebiliyor. Barış ve huzur içinde yaşnırken, söylenen
Atasözeleri, düşmanlık ve husumetlik zamanı içinde söylenenlere zıt
olabiliyor.
Bunların en çok tanınan örnek ise; "Bana dokunmayan yılan bin yıl
yaşasın" Bu belirli zamanda söylenmiş bir söz.
Barış ve huzur içerisinde yaşarken yersiz olarak kabul
edilebiliniyor. Çünkü bana dokunmasada, ya komuşuma dokunacak, ya
bir dostuma dokuncak gibi düsünceler ile
zamanla ona karşı da; "Yılanın başını küçükken ezmek gerek" diye
karşıt bir atasözü söylenmiş.
Fakat şunu kesinlikle bilmekde fayda vardır, 100 yıl önce veya 500
yıl önce söylenen sözler bugün yanlış olamaz.
Günümüzde söylenen bir çok güzel deyimler, güzel sözler gelecek
nesillere Atsözü olarak kalacaktır.
Bunun böyle olması için, toplum kabul etmiş olacaktır. Dilden dile
gezecektir, asırdan asıra söylenecektir, gelecek nesiller ondan
yorumlar çıkaracaktır. Burda olmayan
Atasözleri de vardır, yöresel söylenen Atsözleri de vardır, zamanla
onların da burda yer alması için destek verırseniz, gelecek nesiller
için, geniş bir Atasözü Arşifi ve kaynağı olacaktır.
|
|