|
Bir olmada iki olamaz, bir noksan
olursa bin de olamaz, çünkü bir noksan olduğunda sadece
999 olur. Gine de bir çok büyük ve çok güçlü olabilir,
aşağıda bunun kanıtını görebilirsiniz.
Bir gün aynen benim gibi Kozluca ve
Kozlucalılar için gönül vermiş, fakat ailesiyle yaşam
kavgası mücadelesi dolayısıyla küçük yaştan Kozlucada
ayrılmış olan ve Adana da yaşayan Mustafa Altıntop
kardeşimle görüşüyordum.
Görüşülen konu belkide yüzden fazla
Kozlucalılar ile görüşülen konu, yani Kozlucanın
kalkınması için ne yapabiliriz?
Kendisiyle görüstüğüm kardeşim dediki,
ama abi yalnız kalıyoruz, yalnız olarak bir şey
yapamıyoruz ki, çok olmak gerek, birlik olmak gerek dedi.
Kendisine tarihten bir örnek verdim. Çok ilgisini çekti.
Buyurun bu örneğ, sizlerle burden paylaşmak istiyorum.
Roma imparatorluğu
döneminde, Sezar birgün şöyle
bir çağrı
yapar ve derki:
Bir satranç
tahtasının
bir karesine bir buğday
tanesi bırakan
ve arka arkaya gelen günlerde diger kareleri de daima
ikiye katlıyarak
buğday
tanesiyle
satranç tahtasını
doldurmasını
başaran
kişinin
ayağına
dünyayı
sereceğim
der.
Yani şu
şekilde;
Bilindiği gibi satranç tahtasının 64
karesi vardır. Yapılması gereken şudur: ilk kareye bir
tane buğday tanesi bırakılacak, bir gün sonra ikinci
kareye 2 buğday tanesi bırakılacak, 3 üncü gün 3 üncü
kareye 4 buğday tanesi, 4 üncü gün ve dördüncü kareye 8
buğday tanesi bırakılacak. 5 inci gün, 5 inci kareye 16
buğday tanesi, 6 ıncı gün 6 ıncı kareye 32 buğday
tanesi, 7 inci gün 7 inci kareye 64 buğday tanesi, 8
inci gün 128 buğday tanesi vs. 64 günde 64 kare tamamen
buğday tanesiyle doldurulacak.
İsterseniz sizde deneyin, Sezar belki
dünyayı ayağınıza serecek değildir ama emin olun, eğer
başarırsanız başkaları size inanılamaz ödüller
verecektir.
Olup olmayacağını denemeden önce
isterseniz aşağıdaki bu tabloyu bir inceleyelim, ayrıca
bu tablo bütün internette ilk olarak Koylucalılar
sitesinde açıklanıyor. Sadece bir takım buğday tanesi
iceren bir satranç tahtasının resimi, birçok Ofis
duvarlarını süslüyor. Bakarsınız buna uygun bir resim de
eklenir buraya.
|
Gün |
Bırakılması gereken
buğday tanesi |
|
|
1 |
1 |
|
|
2 |
2 |
|
|
3 |
4 |
|
|
4 |
8 |
|
|
5 |
16 |
Onlardayız |
|
6 |
32 |
|
|
7 |
64 |
|
|
8 |
128 |
Yüzlerdeyiz |
|
9 |
256 |
|
|
10 |
512 |
Binlerdeyiz |
|
11 |
1024 |
|
|
12 |
2048 |
|
|
13 |
4096 |
|
|
14 |
8192 |
|
|
15 |
16384 |
Onbinlerdeyiz |
|
16 |
32768 |
|
|
17 |
65536 |
|
|
18 |
131072 |
Yüzbinlerdeyiz |
|
19 |
262144 |
|
|
20 |
524288 |
|
|
21 |
1048576 |
Milyonlardayız |
|
22 |
2097152 |
|
|
23 |
4194304 |
|
|
24 |
|
|
|
25 |
|
Onmilyonlardayız |
|
26 |
|
|
|
27 |
|
|
|
28 |
|
Yüzmilyonlardayız |
|
29 |
|
|
|
30 |
|
Burdan sonrasını
hesaplamak için Standart hesap makinası
yetmiyor. |
|
31 |
|
Milyarlardayız |
|
32 |
|
|
|
33 |
|
|
|
34 |
|
|
|
35 |
|
Onmilyarlardayız |
|
36 |
|
|
|
37 |
|
|
|
38 |
|
Yüzmilyarlardayız |
|
39 |
|
|
|
40 |
|
|
|
41 |
|
Trilyonlardayız |
|
42 |
|
|
|
43 |
|
|
|
44 |
|
|
|
45 |
|
Ontrilyonlardayız |
|
46 |
|
|
|
47 |
|
|
|
48 |
|
Yüztrilyonlardayız |
|
49 |
|
|
|
50 |
|
|
|
51 |
1125899906842624 |
Kattrilyonlardayız
Burdan itibaren
Microsoft Excell Tablosu şaşırıyor. |
|
52 |
2251799813685248 |
|
|
53 |
4503599627370496 |
|
|
54 |
9007199254740992 |
|
|
55 |
18014398509481984 |
Onkattrilyonlardayız |
|
56 |
36028797018963968 |
|
|
57 |
72057594037927936 |
|
|
58 |
144115188075855872 |
Yüzkattrilyonlardayız |
|
59 |
288230376151711744 |
|
|
60 |
576460752303423488 |
|
|
61 |
1152921504606846976 |
Kattrılzardayız |
|
62 |
2305843009213693952 |
|
|
63 |
4611686018427387904 |
|
|
64 |
9223372036854775808 |
9 kattrilyar 223
kattrilyon 372 trilyon 036 miyar 854 milyon
775 bin 808 |
|
|
|
|
Gördüğünüz gibi,
64 üncü sırada korkunç bir rakam çıkıyor, isterseniz bu
satranç tahtasının üzerine bırakılması gereken toplam
buğday tanesinin miktarını çıkarın. Neticeyi
gönderirseniz, burda açıklanır.
Romalılar bunu gerçekleştirememeleri
için bir çok engelli faktörler vardı.
Onbirinci gün bir kareye bırakılacak
Buğday tanesi 1024 olmasıyla gereken Satranç tahtası
büyük bir masa kadar olması gerekiyordu.
21 inci gün tek bir kareye
bırakılacak buğday tanesi
1048576
ulaşmıştı, dolayısıyla Satranç tahtası herhalde bir
büyük alan kadar olması gerekiyordu.
38 inci
gün Buğday taneleri ancak Paytonlarla taşınabilirdi,
çünkü sadece bir kareye 137.438.953.472
cünkü 137 Milyar 438
Milyon 953 Bin 472 tane bırakılması gerekiyordu. Artık
Satranç tahtası demek yersiz olurdu, herhalde Satranç
Sahası demek daha mantıklı olurdu.
50 inci gün ise,
tek bir kareye bırakılması gereken Buğday tanesi bir
Tarlanın üretimi olması gerekiyordu, çünkü tek bir
kareye
562.949.953.421.312 (562 Trilyon 949 Milyar 953 Milyon
421 Bin 312) buğday tanesi bırakılaması gerekiyordu. Bir
karesi bu kadar kapesiteye sahip olan ve 64 eşit boydan
karesi olan bir satranç tahtası ne kadar büyük olmasi
gerektiğini düşünebiliyormusunuz.
64
üncü günde ise, tek bir kareye
9.223.372.036.854.775.808 (9
Kattrilyar 223 Kattrilyon 372 Trilyon 036 Milyar 854
Milyon 775 Bin 808) buğday tanesi bırakılması
gerekiyordu, böyle bir satranç tahtasını
yerleştirebilmek için herhalde, mısırdki Piramidlerin
taban ölcüsü kadar boyuttan oluşan bir Satranç tahtası
olması gerekiyordu gerekiyordu.
Romalılar bu tür
bir şeyi gerçekleştiremelerinin en önemli engeli ise,
böyle bir şeyin sayımını yapamalarıydı. Çünkü Roma
rakamları 3888 de bitiyordu. Yani Roma rakamında sayım
sınırı 3888 de fazla değildi. Daha sonrasını 1 kere
3888, 2 kere 3888 diye tekrar 3888 kere 3888 diye saymış
olsalardı bile, bunları çivilerle ve çekiç ile bir
mermer tabloya yazmaları en azında yukarıdaki örnek
kadar imkansızdı.
Ne iyi ettilerde
arapca rakamlari icad ettiler.
Düşünebiliyormusunuz, sadece Roma rakamlarına bağlı
kalmış olsaydık, dünya ne kadar sınırlı olurdu değilmi.
Evet burda
gerçek anlatılmak istenilen konu şudur, bir kişi bir şey
yapamaz diyip geçmeyelim. Bir bir daha iki diye yola
çıkıldığında neler olabileceği anlatılıyor. Aynı şeyi
birçok yerde tekrarlayabiliriz. Örneğin bir kişi bu ay
tek bir ağaç dikse, gelecek ay iki, ondan sonraki ay 4
tane gibi devam etsek, buna da başkaları da katılsa,
ülkemizde yeşillik aranmaz.
Hem bilindiği
gibi, tek de değiliz, Türkiyenin her İlinde ve her
İlçesinde Kozlucalılar var, Avrupanın birçok yerinde
Kozlucalılar var. Tek değiliz, bir değiliz, sadece
birlik olmamız gerek.
Bir bakışta çok
kolay, bir bakışta çok zor görünüyor değilmi?
Elbette, nasıl
bakılırsa öyle görünüyor, nasıl dinlenirse öyle
duyuluyor.
NOT:
Atalarımızdan, Namaz Tesbihini
gösterek, her taşı için, her gün bir Kala (Dikili Taş)
dikmesini başarana ve her gün her Tesbih taşı için iki
kat Kala dikmesini başarana, 7 sülalemle, 7 sülalesine
kölelik yaparım demiş olan vardı diye söylentiler var.
Namaz tesbihi 99 taştan oluşur. Buyurun Meydan burda,
ayrıca 64 e kadar hesap da ortada, devamını siz çıkarın.
Saygılarımla,
Niyazi Pekcan
24.09.2007
................................
Yazarın diğer
yazıları:
Öğüt vermek ve Nasihat
Türkiyenin gerçek ve
ciddi sorunları |