Son
yıllarda basında ve uluslarası toplantılarda sıkça yer alan hatta dizi
filmlere dahi konu olan Büyük Ortadoğu Projesi(BOP) nedir? Ne zaman
ortaya çıktı ve bu proje ile ne yapılmak isteniyor gibi soruları
çoğaltmak mümkün.
BOP
1950li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri tarafından başlatılan bir
projedir. Bu projenin görünürdeki amacı, Sovyetler Birliğinin
genişlemesini engellemekti. Tabii ki bu politika 1950li yıllaradan
günümüze kadar bir takım evreler atlatarak devam etti.
Günümüzde
ise yeniden şekillenmeye başladı ama bu sefer biraz daha geniş bir
katılım saglanmışa benziyor. Çünkü 22 ülkenin katılımıyla başlayan süreç
tamamlandığında toplam ülke sayısı 27 olması planlanıyor. Yani işin özü
aralarında Türkiyenin de bulunduğu ülkelerin sınırları değişecek. Bu
ülkelerin hangileri diye cevaplamak son derece güç ama Iraktaki yaşanan
olaylar göz önüne alındığı taktirde, ilk bölünen ülke olması içten bile
değil. Bir sonra ki aşamada ise muhtemelen sırada Suriye yer alacak.
Sonra İranla devam edilecek gibi.
İnşallah
bu tahminlerimde yanılırım ve böyle bir süreç yaşanmaz. Demek istiyorum
ama biz kendimizi kışa göre hazırlayalım, bahar geyirse ne ala. Yani
lafı fazla uzatmaya gerek yok. Konuyla ilgili Amerika Dışişleri Bakanı
Condoleezza Riceın 2003 yılında Washintong Post gazetesinde yayınlanan
makalesini sizlere aktarıyorum.
Condoleezza Rice: BOP ile
Türkiye Dahil 22 Ülkenin Sınırları Değişecek
Büyük
Ortadoğu Projesi ile ilgili en çarpıcı açıklama ABDnin güvenlikten
sorumlu danışmanı (Bugünkü Dışişleri Bakanı) Condoleezza Riceın
7.8.2003 Washington Post gazetesinde yayınlanan yazısında görülmektedir.
Transforming The Middle East Ortadoğuyu Dönüştürmek. Rice bu
yazısında Fastan Basra körfezine kadar Ortadoğuda bulunan 22 devletin
rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini, Türkiyenin de
bunların içinde olduğunu vurgulamıştır.
Okuduğumuz kadarıyla ABD Büyük
Ortadoğu Projesi ile 7 hedefe ulaşmak istemektedir.
1- ABD bu proje ile kendisine
rakip olabilecek muhtemel bir gücün oluşmasını engellemek istemektedir.
2- ABD bu proje ile rakipsiz
askeri gücü teknolojik imkanı ile Ortadoğu bölgesini kontrol
sevdasındadır.
3- Amerika bu proje ile Ortadoğu
bölgesinde bulunan petrol ve doğalgaz kaynakları üzerinde denetimini
sağlamak istemektedir.
4- ABD bu proje ile ayrıca
İsrailin emniyetini sağlama amacını gütmektedir.
5- Avrupa Birliği, Çin ve
Japonyayı bu kaynaklardan uzak tutmak istemektedir.
6- Ortadoğu Bölgesinde bulunan tüm
petrol ve doğalgaz yataklarına serbestçe ve korkusuzca ulaşmayı
hedeflemektedir.
7- Onlara göre var olan ve İslâmî
terör diye adlandırılan görünüşteki terörü önlemektir.
Büyük Ortadoğu Projesi Başkanlığı
için ön görülen iki ülkenin biri Türkiye diğeriyse İsraildir. Böyle bir
oluşumun başkanlığı için, Türkiye ve İsrailin adının geçmesinin nedeni
iki ülkede demokrasiyle yönetilmelerinden dolayıdır.
Başkanlık için Türkiye, İsraile
göre bir adım daha önde görünüyor çünkü diğer üye olacak Arap ülkeleri
İsraili devlet statüsünde resmen tanımıyorlar. Bu nedenle Türkiyenin
önderliğinde oluşacak bir birliğe olumlu yaklaşıyorlar.
ABD ise bu proje sayesinde
israilin Arap ülkeleri tarafından resmen tanınmasını sağlıyarak
İsrailin güvenliğini garantiye almak istiyor.
Bu durum da ülkeler neden bölünmek isteniyor gibi
bir soru aklınıza gelebilir. Bunun nedeniyse Amerika bölgede istediği
gibi rahat hareket etmek niyetinde ve kendisine dur diye bilecek bir güç
istemiyor da ondan. Şimdi diyebilirsiniz ki, Irakı işgal ederken dur
diyen oldu mu? Hayır olmadı ama Irakın komşusu olan Kuvveyt ve Suudi
Arabistan Amerikaya destek oldu. Hatırlarsanız Türkiye de destek olmak
için hükümet yoğun bir çaba sarf etti. Ama tezkerenin mecliste geçmemesi
yüzünden destek veremedi. Bu oluşumda yer alan ülkelerin bölünmesini
istemelerindeki gaye, Amerika çıkarlarına hizmet edecek ve aynı zamanda
tampon bölge niteleği taşıyan güçsüz yeni ülkelerin oluşmasını
hedeflemektedir. Bu ülkeler sayesinde ortadoğuda yani İslam
coğrafyasında istedikleri gibi at koşturmayı istiyorlar.
Sonuç olarak bu gün Irakın başına gelenlerin
yarın bizlerinde başına gelmemesi için birlik ve beraberlik içerisinde
yaşamalıyız. Bir atasözümüzde geçtiği gibi birlikte kuvvet doğacağını
unutmadan. Kardeşçe ortak hareket etmeliyiz.
Ömer ALTINTOP 13.08.2007
Gazeteci Yazar
................................
Yazarın diğer yazıları:
Türkiye ve
Petrol
|