Eşi varmı?

 
 

Öğretmen olarak atandığım 1987 yılındın beri Malatya’da yaşamaktayım. Bu sürenin on sekiz yılını Kozluca’ da yaşadım. Bir devlet memuru olarak burada bu kadar kalmamı gerektiren bir zorunluluk yoktu. Ben buralarda bu kadar uzun süre geçirmemin nedenini sadece “Takdir-i İlahi” olarak kabul ediyorum. Başka bir anlamlı izahını bulamıyorum. Bu açıklamaları yazmamın önemli bir gerekçesi olduğuna inandım ve tüm okuyanlarla paylaşmak istediğim düşüncelerimi dile getirmeye çalıştım.

Çocukluğumu köyde, orta öğretimimi şehirde, yüksek öğrenimimi büyük şehirde yaptım. Çeşitle sebeplerle ülkemizin birçok yöresini gezdim. Ülkemizin yedi coğrafi bölgesinden hepsini ve bu bölgelerimizin çeşitli şehirlerini tanıma fırsatı buldum. Hayatımın en uzun dönemini öğretmen olarak çalıştığım Malatya ilimizde geçirdim. Tabi bu ilimizdeki yirmi yılın on sekizi Kozluca köyünde geçti. Bu uzun zaman içinde insanları ve olayları büyük bir dikkatle izledim ve anlamaya çalıştım. Ulaştığım sonucu siz okuyucularıma duyurmayı önemli bir görev saydım. Çünkü burada düşünüp ibret alınacak çok önemli sonuçla gördüm.

Sizlere şöyle bir örnek vererek düşüncelerimi açıklamaya çalışayım. Yaşadığınız yerde bir dağ düşünün ve bu dağın altında “Altın madeni” bulunsun. Bu maden dağın altında altın kalıpları şeklinde olmaz. Altın toprağın içinde karışmış haldedir. Ancak çok değerlidir. Bu nedenle insanlar bütün dağın toprağını arıtıp içindeki madeni alırlar. Belki bir gram altın elde etmek için tonlarca toprağı işlemlerden geçirirler. Çünkü altın çok değerlidir ve elde etmek için her zorluğa katlanılır. Ayrıca altın madeni her yerde bulunmaz. Bulunan yerde de çok zorluklarla üretilir. Bu örnekten yola çıkarak diyorum ki, Ülkemizin her coğrafyasını görüp tanıdım. Ülkemizi ve dünyanın bütün toplumlarını öğrenim hayatım boyunca az veya çok tanıdım. Tarihimizi azımsanmayacak kadar öğrendim. Zaten din eğitiminin içinde yaşadım ve dinimizi çok iyi anlayabilecek kadar öğrendim. Bütün bu görüp öğrendiklerim sonunda şunu gördüm.

Dünyada Türkiye ve Türk milleti gibi güzel bir yer göremedim. Türkiye’de Malatya ve Malatya halkı kadar güzelliklerle dolu olan bir yer göremedim. Malatya’da da Kozluca kadar özü altın cevheri olan insanlar göremedim. Tabi bunları söylerken şu ayrıntıya hep dikkat etmemiz gerektiğini unutmamalıyız. Altın toprakla karışıktır. Altını süzüp, çıkarıp işlersen sana servet olur, süs olur, saadet kaynağı olur. İşlemezsen toprak ve kaya yığını bir dağ olur. Bunun gibi kozluca halkı içinde de altın içine karışmış toprak gibi olanlar bulunabilir. Bir başka deyişle çürüksüz ceviz çuvalı olmaz. Ben burada güzelliklerin yanında toprağı, çamuru da gördüm. Ama içine toprak karışmış diye altın bırakılmaz. Belki de bir gram altın elde etmek için tonlarca toprak arıtmak gerekir. Çünkü altının değeri bu emeğe değer. Burada önemli olan şudur. Eğer içinde altın cevheri yoksa bütün dağı elesen bir gram altın üretemezsi. Kozluca bir altın madeni olduğu için içindeki taşı toprağı eleyip altını işlemeni öneriyorum.

Kozluca insanı iyi, güzel ve doğru olanlar anlatıldığında buna gönülden inanır ve yönelir. Yeter ki onlara güzellikleri hedef gösterin ve onları aldatmayın. Aldatmaya kalkarsanız ancak kendiniz aldanırsınız. Bu toplumda çeşitli etkenlerle ve değişik zamanlarda açılan yaraları tedavi edip güzellik tohumları ekmek isterseniz, daha iyi bir yer bulamazsınız.

“Dünyada Türkiye, Türkiye’de Malatya, Malatya’da Kozluca …” 

Ali Osman YILDIZ 07.11.2007

Kozluca Ahmet Yesevi Lisesi Müdürü   

 

 

anasayfa