|
Yıllardır üzerinde çalışma sonrası Kozluca'nın Tarihi. |
|
Önsöz Kozluca hakkında mümkün olduğu kadar bilgi toplamak için yıllardır büyüklerimle görüşürdüm, birçok arşifleri inceledim, birçok internet sitelerini inceledim. Kozlucanın tarihini oluşturmak için yaklaşik 8 yıldır bir çalışma sonrası güzel bir netice oluştu. Bunu sizlerle paylaşmak için, Kozlucalılar sitesine gönderiyorum. Yaklaşık 3 yıldır, Niyazi abimle de elde ettiğim bilgileri araştırıyorduk, kendisi de ulaşabildiği kadar soruşturarak destek veriyordu. Elbette, sadece bir dedikodu sonucu olarak birşeyler açıklamamaktan kaçındım, bunu engellemek için çok kişilerle görüştüm, birçok kaynakları araştırdım, sadece bağdaşan bilgileri sizlere sunmak istedim. Umarım, bu yazıyı okurken, yarğılamadan veya şunu az anlatmışınız şunu çok anlatmışınız demeden, bunu bir parça tarihimiz olduğunu düşünerek, sadece ulaşabildiğim bilgileri size sunduğum için anlayış gösterceksiniz. Ümid ediyorumki, sizlerde katılırsanız, sizlerde burda noksan olan bilgileri ve sizlerinde sahip olduğunuz bilgileri site yönetimine gönderirseniz, Kozlucanın tarihi çok güzel şekilde oluşmuş olacaktır. Giriş. Kozlucanın adının kaynağı olarak iki şey anlatılır. Biri Cevizden geldigini şöyle anlatılır. Eski Türkcede veya yöremizde Cevizin adı, Goz veya Koz denirmiş. Cevizde Kozlucadan çok olurmuş, günümüzde çok denecek kadar olmasada halen Cevize olan bir merak vardır. Zaman zaman adı Koz veya Goz dan Kozluca olmuş. Diğer anlatımı ise şöyle: Kozluca da tüm Osmanlı topraklarında olduğu gibi yeşillikler içinde olması, ağaçların büyük çoğunlugu ise Çam ağacı olması, dolayısıyla Kozak da çok oması ve Kozlucanın adınını Kozak dan alındığı söylenir. Malesefki O güzelim yeşilliklerden bir eser kalmış değil, yakılıp yıkılarak yok edilmiş. Ayrşca Göllünün karşısındaki Örtlek diye bilinen alandaki orman bir yangın sonucu yok olmuş. Eski Türkceden Örtlek yanmış orman anlamını taşıdığı için, şimdiki ismi ordan geldigini simgeliyor. Kozlucanın bir çok alanı olması ve bu alanların da ayrı ayrı isimleriyle ayrı bir köşeden açıklamak için çalışmalarımız devam ediyor. Yakında bütün alanları, yaylaları, dağları, ovaları adıyla ve nerde olduklarını ve adlarının nerden geldiği bilgileriyle açıklayacağız. Kozluca ve çevresindeki ilk yerleşimin nezaman olduğunu konusu bilinmemekle birlikte Kozlucayla Amüklü(Taşevler) köyleri arasında bulunan Frig mezarları (tümülüs)ler ve frig mağarası diye bahsedilen yerlerin varlığı ilgi çekicidir. Çünkü friglerin Milattan Önce 750 yılında İç Anadolu bölgesinde yaşadığı bilinmektedir. Çok sayıda mezarın izinsiz açılarak içinde bulunan tarihi eserlerin kaçırıldığı yıllardır söylenmektedir. Deniz canlılarına benzer çok sayıda fosil o bölgede bulunması da bölgenin Tarih öncesi zamanlarda denizin altında olduğu söylentisini kuvvetlendirmektedir. Taşevler ve Kozluca arasında değersiz kabul edilen demir madeni olduğu ancak maliyetini karşılamayacağı için çıkarılmadığı resmi kayıtlarda mevcuttur. BİZDEN ÖNCE Kozluca ve çevresinde 1200lü yıllarda ermeni yerleşimi olduğu bilinmektedir. Çeşitli tarihi kalıntılar da bunu desteklemektedir. Örneğin kilise kalıntıları ve eski mezarlar ( Örneğin Gavur mezarı diye bilinen mezarlığı) bunlara örnek olarak gösterilebilir. Doğudan gelen Türk akınlarıyla sonucunda Ermenilerin bir bölümü bu bölgeyi terk ettiler. Bir bölümü de dağlık bölgelere çekildikleri tahmin edilmektedir. KURULUŞ Kozluca köyü (Kasabası) yaklaşık olarak 1350 yıllarında kurulmuştur. SÜNNİ TÜRK köyüdür. Köy Kurulduğunda çevrede hiçbir yerleşim olmadığı rivayet edilir. Bugün Aşağı Kozluca dediğimiz yer ilk yerleşim yeridir. Kozlucadan sonra Ermeni oldukları tahmin edilen Zeynikler diye bir köy daha kurulur. Doğudaki çeşitli yerlerinden bazı aileler kozlucaya gelerek yerleşimin isterler Kürecik sitesinden alıntıdır burası 1520 yıllarında Kürecikliler, ilk gelişlerinde Resuluşağı, Kozluca, Gürsöğüt köylerinin yanınına sığıntı olurlar. Uzun süre birlikte yaşarlar. Nüfus artışı ve geçim koşulları nedeniyle bölümler halinde yeni yerleşim yerlerine dağılırlar... Kozlucanın kuruluşunun daha eskilere dayandığını gösteren bir alıntıdır. ilk gelen küreciliklerin Sünni Kürtler olduğu ve Demircik denen yere ilk yerleşimin olduğu ve demircilikle uğraştıkları ve bu sebeple Demircik manasına gelen Kürecik olarak anılmaya başlandığı söylenmektedir. Daha sonra defalarca merkez değiştiren Kürecik en son olarak Kepez e taşınmıştır. Daha sonralarda bu göçler Türk Alevi ve Kürt alevi göçleri devam ederek günümüzdeki köyler oluşmaya başlamıştır. 1520 yılında Osmanlı toprakları içine giren Kozluca Mezra adıyla Çınar Köyüne bağlanır. Köyde o tarihlerde çevre illere Sivas ve Elbistan ve Afşin ne göçler yaşanır. Bayramuşağına adını veren Kozlucalı Bayram isimli biri olduğu bayramuşağı sitesinde detaylı olarak anlatılmaktadır. Kasabamızda da bu bilgi teyit edilmiş ve Bayramın muhtemelen Beşirlerde olduğu tahmin edilmektedir . 1780li yıllarda köye henüz yeni taşınmış olan Beşirlerin durumları hakkında bilgi vermektedir. KETHÜDAOĞULLARI Osmanlı İmparatorluğu Malatyayı ele geçirdikten sonra 1512 -1560 yılları arasında tapu tahrir işlemi yapmış Ve her yerde yaptığı gibi vergiciler yöneticiler atamıştır. Kethüdalık bazı yerlerde Vali Kaymakamlıkla eşdeğerdedir. Vergileri toplar. İdarecilik yapar ve bir üst kendi aylığını alır. Ve bir üst makama kalan kısmını ulaştırır. Kethüdanın belirlenmesinde en uzun süredir orada yaşayan güvenilir,saygı duyulan söz sahibi bir aile seçilir. Aile içinde söz büyük olanın ailesine geçer. Aşağı Kozlucadan Eski Köse yurduna göçen Musdonun 5 oğluna Kethüdaoğulları denir. Daha önceki Kethüdalar Köselerin ve ismi sonradan değişen bir çok kabilenin dedesi Köse, Bekir, İsmail, Musdo dedelerimizdir. En son Kethüdanın Köso Osman olduğu bilinmektedir. Yaklaşık 400 yıl ilk dönemler çevre köylerde olmak üzere yöneten dedelerimiz 100 yıldır köyü diğer kabilelere bırakıp kenara çekilmişler. Belki de zorunda kalmışlardır SUNUM Güzel deyimleri hoş sohbetlilikleri ile anlatılan hikayeleriyle amcalarımızdan ve dedelerimizin ağzından duyduğum ve birazcık resmi bilgi tarihle bağdaştırma olayların kronolojideki yerleriyle uyuşması ve en son olarak tuzu olan hayal gücünüde katarak sülalelerimizin kozluca ya yerleşmelerini ve kim olduklarını dilimin döndüğünce aklımın erdiğince ve bilgim dahilinde anlatmaya çalışacağım. Kozluca Tarihiyle ilgili çeşitli Rivayetler olmasına rağmen Bazı belgelerin ve en çok tekrar edilen ve ortak paydada buluşulan hikayeyi doğru kabul ederek anlatacağım GENEL KOZLUCA TARİHİ Yaklaşık olarak 750-800 yıl kadar önce Kerkük Valisi olan Hamid Paşanın dedemiz olduğu rivayet edilmektedir. Yaklaşık 40 kadar çocuğu ve Türk İranlı Iraklı olmak üzere üç tane de hanım vardır. Bilinmeyen bir sebeple sürgün edilir ve çok büyük bir sürüyle Anadoluya girerler. Torunları Çocukları 100 lerce insan Diyarbakır Siverek e yerleşirler . Burada Torunlarından birini hergün bir geyiğin gelip emzirdiği söylenir bir veli olarak ta bilinen Geyikli Mehmet Paşa bizim diğer bir dedemiz yani kozlucalıların atası olduğu rivayettir. Ve bu şahsın Diyarbakırda türbesi vardır. Bir müddet sonra Orada bazı olaylara karışınca Urfa nın Suruç ilçesine yerleşirler orada uzun süre kalamayıp bugün Aşağı kozluca dediğimiz yere yerleşirler. Bu bölge o devirde yemyeşil ormanlarla kaplıdır. Kozluca derler buraya Burada birkaç kış geçirdikten sonra Elbistan Dikiliye yerleşirler. Orada o devirde Dulkadiroğlu Beyliği yeni palazlanmaya başlamıştır. Vergi istemeye gelen Dulkadir oğlu vergicileri avda olan erkeklerin yokluğunu fırsat bilip kadınlara sarkıntılık etmeye kalkarlar. Yaşlı kadınlardan biri akşam kocalarımızı göndereceğiz. Obanıza derler. O gece Tüm erkekler toplanıp Dulkadiroğlu Obasını basarlar. O gece bazı rivayetlere göre 40 gencimiz ölür. Kaçmak zorunda kalırlar. Kendi obalarına geldiklerinde orada artık barınamayacaklarını bildikleri için hemen toplanırlar çünkü Dulkadiroğullarında da çok ölen olmuştur. Ne yapmaları gerektiğini tartışırlar . İçerinden bir ayağa kalkıp konuşmaya başlar. Biz ne bu kalabalıkla birine boyun eğeriz nede bir yerde barınabiliriz, onun için kollara ayrılıp dağılalım diye dışarıya büyük bir dağılım olduğu söylenir. Birbirlerinde kopmamalarını engellemek için ve ilerde tekrar birleşebilme ihtimalini olusşturmak için, yerleştikleri alanlara aynı isimi, yani Kozluca adını vereceklerini anlaşarak ayrıldıkları, Türkiyenin her yerinde Kozluca Köyleri olduğu, bunların arasindaki bağlantı ne kadar bu mevzuya dayandığı henüz tesbit edilememistir. Bir bölümü Ürgüp tarafına gitmişler. Ve kayıp olmuşlar . Bir bölümü Afşine gitmişler. Onlara köfteciler diyorlarmış ve Sitemizde Doğan Bozkurt adlı ağabeyimiz o sülaledendir. Bir bölümü Gaziantepe gidip Bozgeyik adlı kasabayı kurmuşlar. Ve Soyadları Bozgeyik olduğu söyleniyor. İsim babaları Geyikli Mehmet olduğu rivayet edilir Ezo gelin diye bilinen Zühre Bozgeyikte belki onlardan biridir. Ve bizi en çok ilgilendiren bizim atalarımız tekrar Kozluca ya geliyorlar . İlk Etapta Aşağı kozlucaya yerleşim oluyor.Osmanlı devletinin ele geçirdiği topraklara yapmış olduğu 1516/1520 tarihleri arasındaki tapu tahrirde Kozlucanın mezra olduğu ve Mehmet adlı birinin Tımarı olduğu ve diğer çevre köylerin hepsi vergi verdiği halde Kozlucanın vergi vermediği kayıtlıdır. Ve Orada giderek çoğalıyorlar dışarıdan göçler devam ediyor. Orası yetmeyince bir bölümü Çevre illere göçüyorlar. O sırada 1850 yılında Köseler olarak bilinen Kabile Eski Köse Yurduna (Ötaçe,Öte yaka ) ya taşınıyorlar. Diğer kardeşleri aynı yerde kalıyorlar. Ve Kethüda olarak vergicilik yapıyorlar. Aşağıya da Beşirler , Alhanlar Milleliler yerleşiyorlar. Ve günümüzdeki köy ve kabilecilik anlayışı oluşuyor. Alhanlar: Kozlucaya geldikleri tarih tam olarak bilinmemekle birlikte 300 yıl kadar olduğu tahmin edilmektedir. Beşirler:1780 yılarında Kozlucaya Kayseri Pınarbaşı Köşkerli köyünden geldikleri söyleniyor Aslen Afşar Türkü olan bu kabilemiz Alparslan Türkeşin Atalarıyla aynı köyden çıkmış olmaları, acaba ne derece akrabalık durumu oldukları sorusu akıllara getiriyor, henüz bu konuda bir bilgi elde edilememiştir. Kozlucaya ilk Mehmet adlı birinin geldiği ve oğlunun isminin Beşir olması sebebiyle Beşirler deniliyor. Beşir 1827 yılında Fatma ve Mehmetin Çocuğu olarak dünyaya geldi Kozlucada ve çevre il ve ülkelerdeki yüzlerce insanın atası olarak Kozlucada önemli bir yere sahiptir. Milleliler: 1750 yıllarında Akçadağ dan geldikleri söyleniyor. Hala Akçadağ da akrabalarının olduğu söyleniyor. Göllü ve Aşağı köyde yaşıyorlar. Nebolar: Diyarbakırdan geldiklerini rivayet edilir . Üç kardeş oldukları Kozluca Konya ve Elbistana dağıldıkları rivayet edilir. Diğer kabileler ile aynıdırlar. Köseler: (Kethüdaoğulları) Kerkükten çeşitli illere uğrayarak geldikleri söylenir ve köyde kalan diğer sülalelerle aynı soydan geldiği tahmin ediliyor Köse 1680-1700 yılları arasında doğduğu tahmin ediliyor. Kösenin Koyağı Köse deresi Köse yurdu gibi çeşitli yerlere ismi verilmiştir. Köydeki çoğu sülalenin dedesidir. Gaziantep Darende Gürün Beypınar Sivas Elbistan Afşin gibi yerlerde çeşitli köylerle akrabadırlar. Kozlucayı kuran Köseler ve diğer kabilelerin bir çoğu Hamid Paşanın torunlarıdır. Kürtveliler: Erzincanda geldikleri ve Kürtlerle ticaret yaptığı için o lakabı aldığı söylenir 100 yıl kadar önce köye yerleştikleri ve sülalelerin büyük bölümü Afşinde olduğu biliniyor. Köye yerleşen en son kabile bunlardır. Büyüklerimizden bir Örnek Karatas: Edremitte ikamet eden Saygideger Yakup Karatas tan alinan bilgileri sizlerinde katkisiyla insallah tamamlayacagiz. Yakup Karatas kendi imkanlariyla edindigi bilgiler: Kendisi Kozlucali olduguna gurur duyarak bu bilgileri toplayabildigini ve bu bilgilerin genislemesi icin gayret gösterecek herkese minnetar oldugunu yazmisti. Buyurun burdaki bilgileri zenginlestirmek icin katkida bulunalim. Sonucta gelecek kusaklara bir Pusula olussun. Dedesi Kelhüseyin Süleyman oglu Ishak Hoca (1909 - 1949)- Babasi Mehmet Ali Karatas (1931 - 1973) Annesi Besirlerden Ibico Mehmet in kizi Gülsüm (kizlik adi Pekcan) Karatas - Dayilari: Malatyada yasayan, Ibrahim Pekcan - Hamit Pekcan - Idris Pekcan - Erzincanda geldikleri ve Kürtlerle ticaret yaptığı için o lakabı aldığı söylenir 100 yıl kadar önce köye yerleştikleri ve sülalelerin büyük bölümü Afşinde olduğu biliniyor. Köye yerleşen en son kabile bunlardır. Büyüklerimizden bir Örnek Ninesi: Ayse (kizlik adi: Kocakaya) Karatas (1909 - 1981)
İNAT MEHMET (MEHMET KETHÜDA ) Çolakların (Mersin) ve Kösoların dedesi olan Mehmet Kethüda 1834 yılında Musdo ve Cennet in çocuğu olarak Aşağı köyde dünyaya geldi. 5 Erkek kardeş oldukları ve diğer kardeşlerinde köselerin diğer sülalelerinin (Altıntop)dedeleridir. İnat Mehmet lakabını almasının hikayesi de Kozlucayla Darıca köyleri arasındaki arazi kavgasında Darıca ve çevre köylerden toplanan kalabalık karşısında tüm köylüler geri çekilirken o ölürüm yine çekilmem diyip araziye hiç kimseyi yaklaştırmamış ve herkes birden üzerine ateş açıp korkutmaya çalışmışlar yine kaçmamış Ve en sonunda gerçekten ateş etmişler ve 12 kurşun isabet etmiş köylüler gelip alıp götürmüşler ve Çevre köydeki Kürtler tarafından İnat Mehmet diye anlatılmaya başlanmış. İleriki zamanlarda çeşitli hilelerle toprakların bir bölümü kaybedilmiş ama o zaman Canı pahasına da olsa o toprakları vermemiş ama şimdi bazı söylentiler onun kemiklerini sızlatır cinsten umarız sadece bir söylentidir. Çünkü tartışılan yerler onun hayatını ortaya koyduğu yerle aynı mevki. İnadımızın nerden geldiği de aşikarlaştı sanırım. KÖSE 1600 lerin sonlarından Aşağı Kozlucada doğduğu sanılmaktadır. İnsanlardan kalabalıktan uzak yaşamayı sevdiği anlatılır. Bu gün kösenin Koyağı diye bilinen yere gidip orada oturur kendini dinlermiş. Ona istinaden oraya kösenin koyağı demişler. Maddiyatçılıktan uzak sakin bir kişiliği olduğu söylenir. Ayrıca, duyduğum kadarıyla, Hamza Çelik Emmimizden, güzel bir örnek daha varmış, onuda inşallah yakında burda okuyacağız.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Şu ana kadar elde edilen bilgilere göre,
ağağıdaki tablo oluşmuştur, bunun günümüzdeki genclerinde büyük
çoğunluğunu kapsayan, detaylı tabo bulunmktadır, arz eden Kozlucalılar
Mail gönderirse, kendisinin soyunu kapsayan bölümünü Mail ile
gönderebiliriz. Özellikle son 20 yılda dünyaya gelenlerda noksanlık
vardır, sizlerde ekleme yaparak tekrar gönderirseniz, gelecek nesiller
için, güzel bir soy ağacı oluşturmak için, hazırlık yapılmış olacaktır.
Mutlaka bu tabloda, bütün Kozluclılar olmayabilir, bu ancak elde edilen
bilgilerden bir kısmı.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|