|
MASONLAR: PETROL FAKİRİYİZ DİYE UYUTTULAR BİZİ. |
|
Günümüzün en önemli enerji kaynaklarının başında petrol gelmektedir. Dünya petrol rezervlerinin % 65i Türkiyenin de içinde bulunduğu Ortadoğu ülkelerinde bulunuyor. Türkiyenin de içinde bulunduğu dedim ama maalesef Türkiye demedim. Çünkü bizleri petrol fakiri bir ülkeyiz, diye yıllardır uyuttular ve uyutmaya da devam ediyorlar. Türkiyenin doğusundaki ve güneyindeki komşusu olan ülkeler, milyarlarca dolarlık petrol ihraçtı gerçekleştirirken biz neden petrol ithal eden bir ülkeyiz? Böyle bir soruyu herkes sorabilir. Ama önemli olan cevap verebilecek bir muhatap bulmak çok zor. Ben sizlere böyle bir sorunun cevabını tabi ki vermeyeceğim. Benim sizlere aktaracağım bilgiler, ülkemizde yaşanan birçok sorunun arkasında yatan güçlerin kimler olduğunu düşünmenize vesile olacak. Konuyla ilgili geniş bir araştırma yapan Araştırmacı yazar Hakan Yılmaz Çebi, son petrol yasasını hakkında bilinmeyenleri açıklıyor. Yabancıların Türkiyede petrol aramasına izin veren kanunun kabul edilmesinden sonra, ülkemizde petrol arayan şirketlerin tamamı Yahudilere aittir. Güneydoğuda arama yapanlar arasında en büyük iki petrol şirketi MOBİL ve SHELLdi. Shell Petrol şirketi uluslararası sahada Hollanda-İngiliz ortaklığı etiketi kullanır. Royal-Dutek Shelle bağlıdır. Sahibi Markus Samuel isimli bir Yahudidir. Diğer petrol arayıcısı şirket MOBİL ise bilindiği gibi Yahudi trilyoner Rockefellerin birçok petrol şirketinden biridir. Türkiyede petrol aramaya başlandığı 1956 yılından 1968 yılına kadar MOBİLin Türkiyedeki Genel Müdürü Necdet Egerandı. Necdet Egeran 1954 te yabancı şirketlerin Türkiyede petrol aramasına izin veren Petrol Kanununun kabul edilmesinde en büyük çabayı sarf edenlerden birisi. Aynı zamanda MTAnın ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün kurucularından. Daha sonra emekli olup 56da Mobilin başına geçer. Mobilin petrol bulduğu kuyuları beton dökerek toprak üzerine çıkmasını engellediği söylentilerinin yaygın olduğu tarihte Mobilin tek söz sahibi idarecisiydi. Dönemin Etibank Genel Müdürü Burhan Ulutan da o tarihlerde çalkalanan rivayetleri doğruluyor. Kendisiyle görüşmemiz sırasında yaptığı açıklamada Ulutan şunları söyledi: 1965Lerin başında Mobil oliin başında Egeran isimli birisi var. Bu arada petrol bulunan kuyular da kapatılmış... O dönem en gündemdeki şahıslarından Necdet Egeranın başka büyük bir özelliği daha var. Bu özelliğini Türkiyedeki Masonların kendi aralarında yayınladıkları ŞAKÜL GİBİ isimli mason dergisinden öğreniyoruz. ENVER NECDET EGERANIN KİMLİĞİ 24 Ekim tarihinde Doğuş Locasınde tekris edildi. (42 Yaşında) Mayıs 1950de Kalfa, Ekim 1950de Üstad oldu Necdet Egeran Bilgi Locasının 25 kurucu üyesi arasındadır 1955 yılında da Üstad-ı Muhterem oldu Egeran 1958de Türkiye Büyük Locasına Genel Sekreter seçildi. Locası tarafından İskoçya Büyük Locasına Fahri Büyük 2. Nazırı unvanı verildi 1964 yılında 1. Büyük Locasını temsilen New York Büyük Locasının toplantısına davet edildi Necdet Egeran 2 Mayıs 1965te Pek Sayın Üstad seçildi. 58 yaşında 16. Masonik yılında Türk masonluğunun en genç büyük Üstadı oldu (Şakül Gibi Dergisi) Görüldüğü gibi Necdet Egeran, Amerikadan ısmarlama gelen Cevat Eyüp Taşman gibi yabancı petrol şirketlerin türlü entrikalar çevirdiği bir dönemde Türkiyenin en aktif masonu olma özelliğini de taşıyor. Aynı tarihlerde petrol çıkan kuyuları betonlayan Mobilin Genel Müdürü olması çok ilginç rastlantı olsa gerek! Türkiyenin yıllardır petrol yönünden dışarıya bağımlı kalması ve belki de Ortadoğunun sayılı petrol üreticisi ülkelerinden biri olma şansını kaybetmesi ile Türkiyedeki Masonluk ve Siyonizm davasına pek önemli katkılarda bulunmuş ve neticede hipnozlu milletvekillerinin uyuduğu bir anda yeni petrol yasası meclisten tayyi mekan yaparak geçmiştir. Bir Dönem Türk Petrol Rezervlerini Kontrol Eden Masonların Listesi: Selim Soydanbay: Mobil Müdürü, Dev Locası Kazım Akyel: Türkiye Petrolleri Genel Müdür Muavini, Uyanış Locası İbrahim Enver Alınlı: MTA Enstitüsü uzmanı, Kültür Locası İhsan Ruhi Berent: MTA Genel Müdürü, Uyanış Locası Osman Şevki Figen: Mobil Oil Marmara Bölgesi Müdürü, Musavvaf Locası Mithat Güdül: Etibank Başkontrolü, İdeal Locası İhsan Mizanoğlu: Petrol Ofisi Müdürü, İnanış Locası Rauf Rozental: Socani Vakum Petrol Şirketi Genel Müdürlüğü, Kültür Locası Bahri Ergene:Mobil Yöneticisi, Fazilet Locası Besim Tan: Mobil Müdürü, Sevgi Locası İbrahim Deriner, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Eski Müsteşarı, Bilgi Locası İhsan Kayın, Petrol Ofisi Müdürü, İnanış Locası Nimet Danabaş, Maden Kredi Bankası Müdürü, Kültür Locası Süha Tuğrul Aksoy, Etibank Alım Satım Şube Müdürü, Ülkü Loacası Osman Bilen: TPAO Personel Müdürü, Uyanış Locası Lütfi Ersin Üçer, Shell CO. Planlama Müdürü, Özlem Locası Sabih Büyükarıkan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müşaviri, Uyanış Locası Turhan Kut, Etibank Genel Müdür Muavini, Uyanış Locası Sabri Ceren, TPAO Pazarlama Muhasebe Müdürü, Uyanış Locası Ziya Altınbaş, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdür Muavini, Uyanış Locası Abdülkadir Asna, MTA Enstitüsü TTL Şubesi Müdürü, Uyanış Locası Rıfat Aydın, Türkiye Petrolleri A.Ş., Uyanış Locası Osman Ali Berkman, Mobil Müdürü, Ankara Uyanış Locası Mehmet Rıza Akaslan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Mali İşler Grup Başkanı, Uyanış Locası Atilla Akyol, Maden Jeoleji Mühendisi, Dev Locası Ahmet Baray, Etibank Genel Müdür Muavini, Uyanış Locası Zekai Boyer, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Personel Müdürü, Ankara Uyanış Locası Belgin Erkan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdür İkmal Grup Başkanı, Gökkuşağı Locası Cengiz Erdal, Petrol Ofisi A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı, Gökkuşağı Locası Yukarıda da görüldüğü gibi madenlerimiz yıllarca Siyonistlerin ÇİFTLİKLERİMİZ dedikleri mason localarına kayıtlı kişilere bırakılmış! Üstelik bunların pek çoğu Türkiyenin azami derecede milli duyarlılık göstermesi gereken Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı çalışanları olması gaflet ülkesi olmamızı göstermiyor mu?! RETOG ŞİRKETİNİN HAZIRLADIĞI TÜRKİYEDEKİ PETROL DOSYASI En Zengin Yataklar Türkiye Kürdistanında Türkiye sınırlan içindeki petrole ilişkin oyunların yoğunluğu çok zaman kamuoyunda Türkiyede petrol var ama ortaya çıkarılmıyor tartışmalarına yol açıyor. Yıllardan beri bu konuda medya kuruluşlarında birçok haber dönem dönem yer alır. Ne hikmetse bulunan petrol sahalarını hiçbir gazeteci veya medya kurumu yerinde görmez, tespit etmez veya edemez. Bu konuyu ciddiyetle ele almış hiçbir haber programı veya gündem haber bulamazsınız. Şahsıma da yapıldığı gibi, teşebbüs eden birçok gazeteciyi de işinden ederler. Yapacağınız çalışmayı hem kursağınıza gömerler hem de yayınlayacak bir yer bulamazsınız. Diğer taraftan Türk halkı bu iri gazete ve televizyonlarda yayınlanan magazin programlarına ilgisini günbegün gösterirken, niye kendilerine bu tarz konuların işlendiği programların gösterilmediğini bir türlü sormaz!.. Neyse konumuza dönelim ve 27 Şubat 1992 tarihli Güneş Gazetesinin birinci sayfasında yayımlanan hayli ilginç rapora bakalım. En verimli yatakların Türkiye Kürdistanında olduğunu ileri sürdüler Amerikalı Ceyarlar Güneydoğuda başlıklı haberde bakın hangi cümleler yer alıyor: Güneydoğu Anadoluyu ve Bitlis, Van, Adıyaman, Tunceli illerini Türkiye Kürdistanı olarak değerlendiren bir ABD şirketi, ülkemizin yeraltı zenginlikleri konusunda ilginç iddialarda bulundu. Amerikalı petrol şirketi RETOG, 1992 yılında Türkiye, Suriye, Irak sınır bölgesinin petrol ve gaz rezervlerinin raporunu yayınladı. Rezerv açısından çok zengin olduğu bildirilen bu bölge, raporda Kürdistan olarak nitelendirildi. 14900 Landmark Blyd. Sütte 370 Dallas, Texas 75240 USA adresindeki Retog şirketince hazırlanıp satışa sunulan raporda, Türkiyenin çok şaşırtıcı bir coğrafî konumu olduğu kaydedildi. Güneydoğu Anadolu Bölgesinin, Ortadoğu petrol bölgelerinin kuzeydeki uzantısı olduğu belirtilen raporda, şu anki faal petrol sahalarının az miktarda petrol rezervlerine sahip olduğu vurgulandı. Raporda öne sürülen görüşlerin aşırı derece detaylı olması dikkat çekti. Dört ciltten oluşan rapor, bölgedeki 517 petrol kuyusunun tüm kayıtlarını kapsıyor. Ayrıca bölgenin tüm jeokimya ve termal özellikleri ve tarımsal etkinliklerini gösteren haritalar da raporda bulunuyor. Raporda yalnızca Ortadoğunun Güney bölgelerinin petrol bakımından zengin olduğu görüşünün aksine, içinde Türkiyenin Güneydoğu bölgesi topraklarının da bulunduğu kuzey bölgelerinin petrol bakımından zengin olduğu belirtildi. Ayrıca bu bölgede daha önce ayrıntılı bir araştırma yapılmadığı kaydedildi. 45 bin ABD doları fiyatla satışa çıkarılan raporda, Türkiye Kürdistanı olarak adlandırılan yöredeki, işlenmeyen petrol sahalarının rezervlerinin büyüklüğü övülüyor. Bakir bölge olarak adlandırılan işlenmeyen sahaların Irak ve Türkiyede işlenen petrol sahalarından daha verimli olduğu iddia ediliyor. Retog şirketinin yeraltı ve petrol araştırma fırsatları, Türkiye Kürdistanı adlı raporunda, 500 bin ölçekli harita, kuyular, büyük petrol ve gaz sahalan, 52 ayrıntılı kuyu jurnali, 517 kuyu bilgi kayıtları, yerüstü coğrafî bilgiler, Bouger yerçekimi bilgileri, Türkiye-Suriye ve Irakın sismik derinlik haritaları ile bu ülkelerde çalışan petrol sahalarının ayrıntılı haritaları bulunuyor. Raporda aynca Türkiyenin siyasî yapısıyla bunun komşu ülkelerle kıyaslamaları da detaylarıyla anlatılıyor. Yıl 1992: Türkiye Kürdistanı Dillerde Retog şirketinin vermiş olduğu bizim için azami öneme sahip bilgilerin yanında özellikle bu raporda yer alan Türkiye Kürdistanı cümlesine dikkatlerinizi çekmek isterim. İsrail Siyonizminin ABDye yaptırdığı Irak işgali sonucu bu niyet her geçen gün gerçekleşmek üzere. Oysa 1990 yılında çıkan Masonluk ve Kapitalizm adlı eserin ilk baskısında özel bölümde bu konuya dikkat çekilmiş, Yukarıda bahsettiğimiz gerek zengin petrol yatakları, gerekse GAP projesi gibi dev bir projenin yer aldığı topraklarda kurulacak bir Kürt devleti, İsrail için yutulacak lokma değildir. Kurulması tasarlanan bu devletin zayıf, askerî güçten yoksun, ekonomik açıdan himayeye muhtaç bir devlet olacağını tahmin etmek hiç de güç değil. Plânın ikinci aşamasında, Ortadoğunun tek söz sahibi ülkesi haline gelecek İsrail için, bu Kürt devletini kontrol ve himayesine almak gayet kolay olacaktır. Kürdistanın İsrailin bir eyaleti olmasıyla gelişecek bu aşama, İsrailin Güneydoğu Anadolu sınırları içine alıp vadedilmiş topraklara kavuşmasıyla sona erecektir. Rapor, şöyle devam ediyor; Olay bu yönden değerlendirilince, Time Dergisinde çizilen Kürdistan haritasının Güneydoğu Anadolunun uzaydan çekilen petrol haritasıyla üst üste çakışmasının bir tesadüf eseri olmadığı açıkça anlaşılır. Dergide yayınlanan Kürdistan haritasının sınırları Gaziantepten başlıyor. Kuzey Iraktan Halepçeye kadar uzanıyor. Türkiyenin zengin petrol yatakları Diyarbakır, Adıyaman, Nusaybin ve Batman arasında tüm Güneydoğu Anadolu Bölgesini içine alan bir yay çiziyor. Diğer taraftan uzaydan çekilen petrol yataklarının haritası üzerine Kürt sorununu bahane ederek ABDnin bölgeye yerleşmesi de çok dikkat çekici bir olay. Körfez krizi ve şimdi de Irak savaşı derken bölgede insanî yardım ve güvenlik kampları adı altında büyük bir oyun oynanıyor.
Ömer ALTINTOP 12.08.2007 Gazeteci Yazar ........................................ Yazarın diğer yazıları:
|